Seçim Sürecinde Nasıl Bir Krizle Karşı Karşıyayız?

“Seçimden sonra krizi yeniden stabil hale getirmek için çok büyük maliyetler ödemiş olacağız”

Türkiye seçim sürecine girdi. Seçim sürecinde ekonomiyle ilgili eksen olarak tabii muhalefet de iktidar da daha farklı bir şey söyleyecektir. İktidar, genellikle bu zamana kadar yapmış olduğu ekonomi operasyonlarının faydalı sonuçlarını almaya çalışacaktır.

“Şunu yaptık. Şöyle kazançlarımız oldu” diye anlatmaya çalışacaktır. Ve aynı zamanda mümkün mertebe bazı parametrelerin artmaması için baskılamaya çalışacaktır; mesela dolar. Dolar kurunu belli bir bantta tutmak zorunda. Çünkü Türkiye’de herkes dolara karşı alarm derecesinde dikkatli.  


Muhalefet de ne yapacağını anlatacak. Tabii muhalefetin şöyle bir zorluğu var; Birincisi veri bulamıyor. Yani gerçekten inanılır, güvenilir veri yok. Elinde kullanacağı veriler ile devletin yayımladığı resmi veriler arasında büyük makas var. Dolayısıyla bu halk içerisinde değişik şüphelere vesile olur.

İkincisi de muhalefet mevcut iktidarın yapacaklarının yani sistematik olarak dışında herhangi söyleyeceği bir şey yok. “Ben şöyle bir modele gireceğim, Şöyle bir şey yapacağım” diye söyleyeceği bir şey yok. Şimdi iktidar cephesinden baktığımızda “tabii ki ekonomi çok iyiye gidiyor.” “Büyük mucizeler yarattık, çok iyi şeyler yaptık” diye anlatacaklardır. Ve en önemli işleri de bu zamana kadar vermiş oldukları gerek asgari ücretle ilgili, gerek memur ya da ücretlerin maaşlarına zamla ilgili “iyiliklerin örselenmemesini” isteyecektir. Yani doları bu bantta tutmaya çalışacaktır. 

İyi de peki seçimden dolayı doları belli bir bantta baskıladığınız zaman neyle karşılaşıyorsunuz? 

Size birkaç tane rakam vermek istiyorum. Mesela 2022 yılında bizim ihracatımız 254 milyar doları buldu. Bu bir rekordu. İthalatımız da 364 milyar dolar oldu. Bu da bir rekordur. Ticaret açığımız da 110 milyar dolar oldu. Bu da başka bir rekor. 

Peki siz doları baskılamaya başladığınız andan itibaren ne oluyor? 

Verilere baktığımız zaman ihracat yapanlar stoklara çalışmaya başladı.

Neden stoklara çalışıyor? 

Minimum satması gerekeni tüccarlarımız satıyor. İhracatçılarımız satıyor. Kalanını stoğa çalışıyor. Öncelikle bu kur seviyelerinden alacak olan bütün girdilerini aldı. Yani dolarını verdi dışarıdan girdilerini aldı. Yatırımlarını yaptı. Üretimi oldu. Minimum satacağını satıyor. Kalanını stoğa çalışıyor. 

Neden? 

Siz bu doları baskıladığınız için bu düşük eğer ürününü sattığı zaman dışarıdan alacağı doları yarısını siz diyorsunuz ki “ben de tutacaksın.” E bu kadar düşük dolardan bozdurmak istemiyor. Bozdurmayacaksa ne yapacak? Yaklaşık iki ay üç ay stok yapacak. Stoklara iki ay, üç ay durumuna göre belki dört ay, beş ay stok çalışacak. Seçimlerden sonra “nasıl olsa doları bu kurda tutamazlar” diye seçimlerden sonra daha büyük siparişlerini, gelen siparişlerin külliyetini o zaman karşılayacak. Stokta tuttuğu zaman kendisine herhangi bir zararı yok.

Dolar yarın bir gün arttığı zaman o doların artan fiyatıyla bozdurmuş olacağı için kendi yerel girdilerini de çok ucuza karşılamış olacak. Yani işçinin ücretleri, yerelde elde ettiği ham madde ücretleri çok düşük seviyelere ineceği için kolaylıkla o dolar artışından onları karşılamış olacak. Dolayısıyla böyle bir handikapla karşı karşıyayız. Şimdi dışarıdan dolar gelmediği, Merkez Bankası’ndan tutulmadığı için de rezervlerde düşme eğilimi olacak. 

Siz piyasada dolar olmadığı için de yeniden dolar üzerinden dış borçlanma yapacaksınız. Daha yüksek faizlerle daha yüksek faizlerle dış borç aramaya çalışacaksınız. Gördüğünüz gibi, sistemi bir yerinden baskıladığınız zaman başka tarafından patlıyor sistem. Bu seçim, bu krizi biraz daha ötelemiş olacak. Bu baskılama seçim sonrasında ücretlilere; memurlara, emeklilere ya da asgari ücrete yapılan bütün zamları bir dolar artışıyla çok fazlasıyla geri almış olacak üreticiler, ihracatçılar. 

Şimdi seçimlere kadar bu şeyleri yaşayacağız. Seçimden sonra ekonominin dengesi yine konjonktürel olarak bozulduğu için, daha uzun bir zamanda krizi yeniden stabil hale getirmek için çok büyük maliyetler ödemiş olacağız. Seçim sürecine girmek demek işte böyle sıkıntılarla bundan sonra sıkça karşılaşacağız demektir.

***

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.