Amerika’da yeni bir dönem başladı.

Amerikan başkanları, tarih boyunca genellikle savaşçı bir politika izlediler. 

Yani politikalarının bir parçası, fiilî askerî müdahalelerden oluştu.

Bunun nedeni, ABD’nin dış politikasının, ekonomik çıkarlarını koruma ve küresel gücünü sürdürme stratejisi üzerine şekillenmesidir.

ABD başkanlarının dönemlerinde gerçekleşen önemli savaşlar ve askerî müdahalelere birkaç örnek verelim:

  • Woodrow Wilson (1913-1921) döneminde: I. Dünya Savaşı (1917-1918)
  • Franklin D. Roosevelt (1933-1945) döneminde: II. Dünya Savaşı (1941-1945)
  • Harry S. Truman (1945-1953) döneminde: Soğuk Savaş’ın başlangıcı
  • John F. Kennedy (1961-1963) döneminde: Domuzlar Körfezi Çıkarması (1961)
  • Lyndon B. Johnson (1963-1969) döneminde: Vietnam Savaşı (1964-1973)
  • Ronald Reagan (1981-1989) döneminde: Grenada Müdahalesi (1983), Lübnan İç Savaşı (1982-1984)
  • George H.W. Bush (1989-1993) döneminde: Panama Müdahalesi (1989), Körfez Savaşı (1990-1991)
  • Bill Clinton (1993-2001) döneminde: Kosova Savaşı (1999)
  • George W. Bush (2001-2009) döneminde: Afganistan Savaşı (2001-2021), Irak Savaşı (2003-2011)
  • Barack Obama (2009-2017) döneminde: Libya müdahalesi (2011), IŞİD’e karşı mücadele (2014)
  • Donald Trump (2017-2021) döneminde: Ortadoğu’dan çekilme süreci, Afganistan’dan çekilme süreci
  • Joe Biden (2021-2025) döneminde: Rusya-Ukrayna savaşı (2022-…)
  • Donald Trump (2025-) döneminde: Ukrayna savaşını bitirme ve “sonsuz savaşlar”dan çekilme taahhütleri

Donald Trump, askerî müdahalelerin yerine ticaret savaşlarını tercih eden bir lider olarak öne çıkıyor.

Bunu “sert rekabet” olarak adlandırabiliriz.


Trump’ın dış politika taahhütleri

Trump’ın dış politikası, “Önce Amerika” (America First) sloganı çerçevesinde şekilleniyor.

ABD’nin çıkarlarını önceliklendiren, maliyetli dış müdahalelerden kaçınan ve uluslararası anlaşmalara daha seçici yaklaşan bir yaklaşım izledi ve izlemeye devam edecek. 

Öne çıkan bazı politikaları şunlar:

1- Ticaret savaşları

  • Daha adil ticaret anlaşmaları yapmayı hedefliyor.
  • Yüksek gümrük tarifeleri uyguluyor ve uygulamaya devam edecek.
  • ABD’nin dışarıdaki üretimini ülkeye geri getirerek Amerikan işçilerini koruma sözü veriyor.

2- NATO ve savunma harcamaları

  • NATO üyelerinin savunma harcamalarını artırması gerektiğini savunuyor.
  • Japonya, Güney Kore ve Suudi Arabistan gibi ülkelerden daha fazla ödeme talep ediyor.

3- Çin ve Kuzey Kore

  • Çin’i ABD’nin en büyük ekonomik ve stratejik rakibi olarak görüyor.
  • Çin’e karşı ticaret savaşları başlatarak yüksek gümrük tarifeleri uyguluyor.
  • Kuzey Kore lideri ile doğrudan görüşen ilk ABD başkanı oldu.

4- Enerji ve göç

  • ABD’nin enerji bağımsızlığını artırma sözü verdi.
  • Göç politikalarını daha seçici hale getirdi ve düzensiz göçü engellemeyi amaçlıyor.

Mehmet Şimşek’in uyguladığı politikalar, geçmiş dönemin küresel yapılanmasına hitap ediyor.

Ancak dünya şimdi bu yapılanmayı değiştirmeye başladı.

Avrupa’da ve diğer ülkelerde yeni ekonomik analizler yapılırken, Türkiye’nin de bu trendlere uygun hareket etmesi kaçınılmaz.


Sonuç;

Trump’ın ikinci dönemi, daha deneyimli ve kararlı bir lider olarak Amerikan politikalarının yeniden tanımlandığı bir döneme işaret ediyor.

Türkiye’nin de “Yeniden Büyük Türkiye” sloganıyla, yeni döneme uygun ekonomi politikalarını geliştirmesi önemli.
Detaylı açıklamalarımı aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir