Bölgemizdeki olayları anlamak için jeopolitik, sosyopolitik, teknopolitik, ekonomipolitik ve teopolitik açılardan değerlendirme yapılmalıdır. Tarihsel olarak ticaret hatları (Kral Yolu, İpek Yolu) ve ödeme sistemleri küresel güçlerin kontrolünde şekillenmiştir; günümüzde Hindistan’dan Avrupa’ya yeni koridorlar öneriliyor. Sosyopolitik manipülasyonlar, Körfez Savaşı’ndaki petrole bulanmış kuş görüntüleri veya Seyidnaya hapishanesi gibi propaganda araçlarıyla toplu rıza üretiyor. Küresel düzen, Pax Britannica’dan Pax Americana’ya, oradan Pax Judaica’ya evriliyor; 2018’de Kudüs’ün başkent ilan edilmesi bunun göstergesi. Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yatakları ve dijitalleşme, güç mücadelesinin merkezinde. 2008 finans krizi ve Covid-19, tedarik zincirlerini kırarak yeni düzen hazırladı. Türkiye, Libya, Somali ve Azerbaycan’da aktif, ancak Suriye’de YPG/PYD üzerinden “koridor devlet” riskiyle karşı karşıya. Ahi Evran’ın öğretileri, kriz dönemlerinde ehliyet, liyakat ve dayanışma ile yol gösteriyor. Türkiye, Avrupa, Türki Cumhuriyetler ve İslam dünyasıyla iş birliği yaparak deniz ticareti, enerji ve gıda borsalarıyla bölgesel ticareti artırabilir. Altın temelli ödeme sistemi ve ortak para birimi, finansal bağımsızlığı güçlendirebilir. Bölge ülkeleri, kendi aralarında ticareti artırarak zenginleşebilir. Teopolitik olarak, Müslümanların adil bir düzen kuracağı öngörülüyor. Türkiye, D8 gibi projelerle küresel dayatmalara karşı kendi düzenini önermeli. Stratejik uyanıklık ve planlama ile zafer inananların olacak; bu, hem uyarı hem müjdedir.
Prof. Dr. Mete Gündoğan
1963 Balıkesir doğumlu olan Prof. Dr. Mete Gündoğan, lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi’nde, yüksek lisans ve doktorasını Cranfield Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Akademik çalışmalarının yanı sıra TÜBİTAK, DPT, Başbakanlık ve TBMM gibi kurumlarda görev almış; sanayi ve özel sektörde mühendislik ve danışmanlık yapmıştır. Sistem analizi, ekonomi ve finans başlıca çalışma alanlarıdır. Evli ve dört çocuk babasıdır. test
