@TBMMresmi
‘ne
emekli maaş düzenlemesi getiren vekillere
neyi nasıl yapmaları gerektiğini
efsane hükumetten bir örnek
vererek hatırlatmak istiyorum.
Yıl 1996,
Necmettin Erbakan başbakanlık koltuğuna oturduğunda önünde çok çetin ve sıcak bir konu vardı; Memur maaş zamları!
Bir önceki başbakan Yılmaz, 1996 yılı başında memurlara %6-8 zam teklif etmişti. İkinci yarı için de %12-14 gibi bir zamdan bahsediliyordu.
Tabi bu teklifler memur sendikaları tarafından büyük tepkilerle karşılanmıştı. Ortalık kaynıyordu.
İşte böyle bir zamanda Erbakan hoca
bizim ekibi hemen topladı ve konuyu öncelikle teknik olarak ortaya koymamızı istedi.
Zaman kısıtlı olduğu için gece gündüz çalıştık. Zamanın bürokratlarıyla yapılabilecekleri gözden geçirdik. Hoca da her akşam ekiple saatlerce çalışmaları gözden geçiriyordu.
Sonunda neler yapabileceğimizi iki alternatifli olarak ortaya koyduk.
Birincisi, maliye bürokratlarının yönlendirmesi ile olan teklifti.
Bir önceki hükümetin verdiğinden birkaç puan yüksek verebilecektik. Bu da siyaseten yeterli olabilirdi.
İkincisinde ise
memurların ihtiyaçlarına göre ilk planda almaları gereken zam oranlarını ortaya koyduk. Yüzde 50’lere yakın çıkıyordu.
Bu arada maliye bürokrasisi “para yok”, “bunları veremeyiz” diye sürekli itiraz ediyordu. Zaman zaman onlarla ekonomi finans tartışmaları da yapıyorduk.
Sonunda Hocam, yeterince müzakere edildi, diyerek kararını verdi;
memurlara %50-60 arası zam yapılacağını ilan etti.
Sonra da dedi ki
bana kaynak yok diye gelmeyin.
Önce vereceksiniz, sonra kaynağını bulacaksınız.
Bu açıklama ile birlikte bazı kademe iyileştirmelerini de yaptık. Mesela Bağkur emeklileri gibi kalemlerde kademe artışını da düşündüğümüzde zam oranları %150’lere kadar ulaştı.
Birkaç ay sonra kritik görevde olanlara ekstra %25’ler civarında bir zam daha yaptık.
İşte “Erbakan Hocanın Efsane Zamları”nın çok kısa hikayesi budur.
Bu zamlardan hemen sonra
işe koyulduk ve 10’ar milyar dolarlık 4 tane kaynak paketi oluşturduk.
İlk iki kaynak paketi açıklandı ve uygulandı.
Üçüncüsü açıklandı uygulama başladı.
Dördüncüsü hazır beklemedeydi ama hükümetin ömrü yetmedi.
Kısacası demem odur ki
önce vereceksin, sonra kaynağını bulacaksın.
Sonra da efsane olacaksın…
