Tarımda gelinen son durum

Her şeyin anlamı, nereden baktığınıza bağlı olarak değişir. İstikamet ise çok daha önemlidir. Buyurun bugün sizlere bir başka örnek; Tarlamızdaki traktörler!

Bazı haberler durum ve istikametin bakış açısına bağlı!
A- İlk yerli traktör (Erkunt) fabrikamız yabancılara satıldı.
B- Yabancı traktör devi, yerli fabrikamıza yatırım yaptı.

Traktör haberleri genelde, B bakışını öne çıkaracak şekilde verilmiş. Haberi bu şekilde verenler, yabancılar değil içimizdeki yabancılaşmış zihniyetlerdir!

Öyleyse bu işin sonunu da öngörelim. Bir müddet sonra ülkemiz topraklarında yerli traktörümüzü göremeyeceğiz.
Yabancı traktör Mahindra’yı göreceğiz.
Bunlar uluslararası şirketlerin bir nevi pazarlama taktikleridir
Yabancı traktör yurdumuza sıfırdan giremez.

O halde yabancı şirketler önce ne yapmaları gerekir?
Ülkemizdeki mevcut bir pazarı satın alması gerekir.

“Sonrası nasıl olacak?” diye aklınıza bir soru gelebilir hemen.
Sonrası uygun bir düzenleme ile kendi traktörünü belli bir pazar payı ile piyasaya sokmuş olacak. Bizler ise değişimin nasıl olduğunu bile anlamayacağız.

Bu taktikler her alanda yapılıyor. Tekstilde, tütünde, tarımda…

Sadece ürünlerine değil mekanizasyonda da bağımlı hale getiriliyoruz.
Ülkemizi yabancılar yönetseydi böyle yaparlardı. Yerli üretimi her anlamda bitirmek için bu tür taktiklere başvururlardı.

Ne olur şuna dikkat edin.
Size biri bir şey ikram ediyorsa, bunu sağınızdan(önünüzden) mı yoksa solunuzdan(arkanızdan) mı ikram ediyor!

Ne olursanız olun ama bu kadar da saf olmayın.
Her zehir, altın kasede ikram edilir.
Siz kaseye değil, zehre odaklanın.

Tarım, hayvancılık, tohum, zararlıyla mücadelenin terk edilmesinin ardından şimdi de en temel gereç yerli üretim traktörümüz de elimizden gidiyor.

Halbuki cumhuriyetin ilk yıllarında bunların yerlileştirilmesi için bir çaba vardı. 15 yılda tarım ve hayvancılıkta bir felakete doğru sürükleniyoruz.

Vesselam.