Kategori arşivi: Genel

Allah Din Gününün Sahibidir (Fatiha Suresi)

Değerli Dostlarım, Kıymetli Arkadaşlarım…
Sizlere zaman zaman bazı temel kavramlardan bahsediyor ve onları yeniden yorumluyorum.
Bu çalışmamda da bugün bir konuyu kavramsal açıdan ele alacağım.

Kur’an-ı Kerim’de ilk sure Fatiha-i Şerif suresidir.
Fatiha suresi için; Ana Kitap manasında ‘Ümmü’l Kitab’, dinin esaslarını içerdiği için ‘El Esas’, ana hatlarıyla İslam’ı anlattığı için ‘El Vafiye’ ve ‘El Kafiye’, ilk defa inen 7 ayet manasında ‘Es Seb’u’l Mesâni, birçok esrarı taşıdığı için El Kenz gibi ifadeler de kullanılmıştır.

Peygamber efendimiz, ‘Fatiha okumayanın namazı olmaz’ buyurmuştur. Onun için, Fatiha, namazların her rekatında okunur. Manası itibarıyla da Fatiha en büyük dua ve münacaattır.

Nedir Fatiha? Okumaya devam et

Tarımda gelinen son durum

Her şeyin anlamı, nereden baktığınıza bağlı olarak değişir. İstikamet ise çok daha önemlidir. Buyurun bugün sizlere bir başka örnek; Tarlamızdaki traktörler!

Bazı haberler durum ve istikametin bakış açısına bağlı!
A- İlk yerli traktör (Erkunt) fabrikamız yabancılara satıldı.
B- Yabancı traktör devi, yerli fabrikamıza yatırım yaptı.

Traktör haberleri genelde, B bakışını öne çıkaracak şekilde verilmiş. Haberi bu şekilde verenler, yabancılar değil içimizdeki yabancılaşmış zihniyetlerdir!

Öyleyse bu işin sonunu da öngörelim. Bir müddet sonra ülkemiz topraklarında yerli traktörümüzü göremeyeceğiz.
Yabancı traktör Mahindra’yı göreceğiz.
Bunlar uluslararası şirketlerin bir nevi pazarlama taktikleridir
Yabancı traktör yurdumuza sıfırdan giremez. Okumaya devam et

ANAYASA DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ İLE İLGİLİ KISA BİR DEĞERLENDİRME

anayasa

TBMM’de yapılan gizli oylamada anayasa değişikliği teklifinin maddelerinin görüşmelerine geçilmesi 338 oyla kabul edildi. Teklif ile ilgili kısa bir değerlendirme takdim ediyorum.

Öncelikle, başkanlık sistemi taraftarı olduğumu hatırlatmak isterim. Bu konuda, çok önceden yazılmış ve söylenmiş değerlendirmelerim var. Bu çerçevede, devletin ana görevinin ‘düzenleme ve denetleme’ olması gerektiğini defalarca ifade ettim. Sistemin bütünüyle yeniden düzenleneceği bir köklü anayasa değişikliği gerekiyor. Maalesef bu değişiklik, bu zamana kadar başarılamadı. Gecekondu usulü parça parça değişim yapılıyor. Her değişim, başka değişimleri gerekli kılıyor. Nitekim tasarının gerekçesinde de bunu açıkça görebiliyoruz. Okumaya devam et

MİLLİ GÖRÜŞ

MANSFETÖ operasyonları ve özellikle de 15 Temmuz Darbe girişiminden sonra, bilinen bir gerçek artık birçok farklı kişi ve kesim tarafından da net bir şekilde ifade edilmeye başlandı. Fethullah Gülen hareketi ile Milli Görüş arasında her zaman mesafe olmuştur. Bunlarla, Erbakan Hoca ve Milli Görüş arasında hiçbir organik bağ oluşmamıştır. Tarihi ve sosyal gelişmeler, Milli Görüş argümanlarını hep haklı çıkarmıştır. Milli Görüş, emrolunduğu gibi dosdoğru olmuş ve olmaya da devam edecektir.

Ancak son sıralarda, Erbakan Hoca ve Milli Görüş hakkında oluşan bu olumlu havadan rahatsız olanlar, değişik tipler türetmiştir. Onların bu havayı bulandırma gayretlerini de ibretle takip ediyoruz. Bunlar hakkında söylenecek tek şey şudur; Milli Görüş öyle engin bir deryadır ki bu tür pislikler ile kirlenmez ve bünyesinde eritip bir kenara atar. Hak davasında azimle yoluna devam eder.

Herkes iyi bilir ki Milli Görüş kurumsal olarak derlenip toparlanırsa, Türk siyaseti ve dengeler yapısal olarak tamamen değişir.

Pekiyi Milli Görüş nasıl derlenip toparlanabilir? Okumaya devam et

FIRAT KALKANINDAN BÖLGE BARIŞI NASIL YAPILIR?

site yazı manşet

Ordumuz Fırat Kalkanı operasyonu ile Cerablus’a girdi ve bölgeyi terörist gruplardan arındırmaya çalışıyor. Bu askeri operasyon ile kısa zamanda terörist gruplardan arındırılmış bir hat ya da bölge oluşturulacağına inanıyoruz. Allah Ordumuzun ve idarecilerimizin yardımcısı olsun. Dualarımız, zihnimiz ve gönlümüz onlarladır. Her ne olursa olsun, bizler devletimizin ve milletimizin yanındayız. Okumaya devam et

FIRAT KALKANI SİYONİST HAÇLI KUVVETLERİNE VE EKLENTİLERİNE LANET OLSUN

fırat kalkanı

Türkiye’nin oluşturduğu Fırat Kalkanı çok önemli. Bununla, güney sınırımız boyunca yapılandırılıp Akdeniz’e de açılacak olan olası bir koridor kapatılıyor. Allah idarecilerimizin basiretini artırsın ve Türk Silahlı Kuvvetlerini muzaffer kılsın.

Sekiz Deniz Yaylası kitabımın ikinci baskısında bu konuya ilişkin şunları ifade ettim: Okumaya devam et

15 temmuz

15 Temmuz menfur darbe girişiminden sonra Sn. Cumhurbaşkanımız birkaç konuşmasında devletin yeniden yapılandırılacağını ifade etti. Yeniden yapılandırma ihtiyacı aslında uzun zamandır var olan bir ihtiyaçtır. Darbe girişimi, bu ihtiyacın aciliyetini çok net ve tartışmasız bir şekilde ortaya koymuştur.

Evet devlet yeniden yapılandırılmalıdır ancak nasıl? Öncelikle yeniden yapılandırma, darbe girişiminin gölgesinde kalmamalıdır. Yani yeniden yapılandırma, bir tepki yapılandırması olmamalıdır. Sağlam bir felsefesi, bütün vatandaşları kucaklayan bir içeriği ve aydınlık bir geleceği olmalıdır. Okumaya devam et

15 temmuz

15 Temmuz 2016 Cuma gecesi başlayan darbe girişiminden on gün sonra (25 Temmuz 2016) bir ön değerlendirme yazmıştım. O değerlendirmemde bir şablon önermiştim. O şablonun hala geçerliliğini sürdürdüğünü görüyorum. Sadece şu kadarını hatırlatayım. 15 Temmuz darbe girişimi, askeri yöntem, araç ve gereçlerin kullanıldığı sivil/siyasi bir darbe girişimidir. Esas amaç, Yeni Dünya Düzeni kurulurken Türkiye’nin, güney sınırı boyunca oluşacak gelişmelerden uzak tutulmasıdır. Hatta, mümkünse diskalifiye edilmesidir.

Şimdi bu eklemede, 15 Temmuz detayları ortaya çıktıkça, ne kadar büyük bir tehlike atlattığımızı tam olarak anlayabilmek için özet bir tablo ortaya koyacağım. Okumaya devam et

tank-darbe

GİRİŞ

15 Temmuz 2016 Cuma gecesi başlayan darbe girişiminden bu yana on gün geçti. Gün geçtikçe yeni bilgiler ve belgeler ortaya çıkıyor. Daha da birçok bilgi ve belge ortaya çıkacaktır. Bu konular yıllarca konuşulup değerlendirilecektir. Çünkü bu çok önemli ve kompleks bir olaydır. Zaman geçtikçe daha da iyi anlaşılacaktır.

Ancak, bu zamana kadar ortaya çıkan bilgi, belge ve değerlendirmeler neticesinde, genel bir çerçeve oluşturmak da mümkündür. Bu yazı, bu çerçeveyi oluşturmaya matuf bir yazıdır.

15 Temmuz Darbesi, uzunca bir sürecin parçasıdır ve devam etmektedir. Süreci çözümleyeme, en geniş açıdan başlayarak, 15 Temmuz detayına ve sonrasına kadar gitmek gerekiyor.

Bu yazıda, öncelikle bu süreci hazırlayan nedenleri ortaya koyacağız. Sonra bu süreci hazırlayanlar veya planlayanlar ile ilgili değerlendirmelerimiz olacaktır. Akabinde bu planları uygulayanlara ve uygulamaya değineceğiz. Tabi ki ricat (geri çekilme) planı olmadan saldırı planı yapılmaz. Dolayısıyla olası ricat planlarını da değerlendirmek gerekiyor. Sonuçta, bu sürecin yönetimi en önemli olaydır. O konuda da fikirlerimi ifade ederek bu değerlendirme yazımı tamamlamış olacağım.

Çözümlemeye başlamadan önce birkaç hususu netleştirmek istiyorum. Okumaya devam et

DARBE AZİZ MİLLETİMİZİN ASALETİNİ GÖSTERDİ

darbe

Kıymetli Dostlarım,

15 Temmuz Darbesi elbette çok araştırılıp değerlendirilecek. Birçok akademik çalışma yapılacak ve kitaplar yazılacak. Herkes ve her kesim kendi dersini çıkaracak. Ben de bu konularda ileride detaylı bir değerlendirme yazısı planlıyorum.

Şimdi ise, bununla ilgili ama farklı bir konuya işaret etmek istiyorum.

Okumaya devam et

Üç Mesele

Paradigma değişiminde doğru soruları sormak çok önemlidir. Eski paradigma ancak sorgulamalarla aşılabilir. Ancak bu sorgulamanın doğru sorular ile yapılması lazımdır. Eski paradigma zihinlerde kendi sorularını ve sorgulamasını da oluşturmuştur. Dolayısıyla, sizler eğer yeni bir paradigmayı anlamak istiyorsanız, soracağınız sorular aykırı ve bazen de saçma olarak da algılanabilir. Yine de sorgulamalar yeni paradigma doğrultusunda ısrarla devam ederse, bir de bakarsınız ki zihninizde yepyeni bir kurtuluş ya da kuruluş yolu açılmıştır. İşte bu yazımızda, yeni paradigmaya delil olacak üç temel meseleyi özetle anlatmaya çalışacağız.

3soruişareti

Borca Dayalı Para Sistemi (BDPS) ile ilgili olarak temelde üç sorunun (meselenin) cevabının verilmesi gerekir. Bu üç soru, sistemi anlama açısından sorulması gereken en doğru sorulardır. BDPS zulmünün anlaşılmasına yönelik bütün sorular, bu üç mesele altında toplanabilir.

  1. Kullandığımız para kimindir?
  2. Ülkemizde ne kadar para üretileceğine kim karar veriyor?
  3. Devletimizin ne kadar borçlanacağına kim karar veriyor?

İşte bu üç soruya cevap aramaya başlayarak zihnimizdeki mevcut paragidmanın yıkımına başlayabiliriz. Şimdi, bu üç meseleyi bunlardan türetilecek soruları irdeleyerek anlatmaya çalışalım.

Okumaya devam et