AK Parti Nasıl Doğdu ?

TÜRK SİYASİ TARİHİNDE SON 17 YILA DAMGASINI VURAN AK PARTİNİN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARININI 6 VİDEO BÖLÜMÜ HALİNDE ANALİZ ETMEYE ÇALIŞTIM.

Yayın Tarihi: 23 Mart 2015
….

1-)2001 yılı, günümüzü anlamada geriye giderken uğramamız gereken ilk yıldır !

2001 yılı, günümüzü anlamada geriye giderken uğramamız gereken ilk yıldır. 2001 yılı, yakın tarihimizin en önemli ekonomik krizinin yaşandığı yıldır. 1980 ile başlatılan neoliberal politikaların geri dönüşümsüz yasallaşması adına, 1999 Kemal Derviş Yasaları ülke ekonomisinde önemli bir dönüşümün temelini atmıştır. Ak Parti bunların uygulayıcısı olmuştur. 20 Temmuz 2001 tarihinde Saadet Partisi, 14 Ağustos 2001 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti) kurulmuştur.

AK PARTİ NASIL DOĞDU? (Bölüm 1)Ak Parti'nin dününü, bugününü ve yarını..Tarihe ışık tutacak video serisinin ilk bölümü.(2001 yılı, günümüzü anlamada geriye giderken uğramamız gereken ilk yıldır) 2001 yılı, yakın tarihimizin en önemli ekonomik krizinin yaşandığı yıldır.1980 ile başlatılan neoliberal politikaların geri dönüşümsüz yasallaşması adına, 1999 Kemal Derviş Yasaları ülke ekonomisinde önemli bir dönüşümün temelini atmıştır. Ak Parti bunların uygulayıcısı olmuştur.20 Temmuz 2001 tarihinde Saadet Partisi, 14 Ağustos 2001 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti) kurulmuştur. AB müktesebatına uyum çalışmalarını düzenleyen ve bu çalışmaları bir takvime bağlayan Ulusal Program (UP) Mart 2001 tarihinde açıklandı. ABD'nin en önemli simgelerinden biri olan Dünya Ticaret Merkezi'nin İkiz Kuleler'i 11 Eylül’de kimin yaptığı hala tam olarak bilinmeyen bir tedhiş (terör) saldırısı ile yıkıldı. ABD’nin Afganistan Harekatı başladı. Uluslar arası arenada Irak gerginliği arttı. 2001 yılının sonuna doğru Türkiye ABD Stratejik İşbirliği Anlaşması imzalandı. …Mete GündoğanBağımsız Milletvekili Adayıİstanbul Anadolu Yakası (1. Bölge)

Prof. Dr. Mete GÜNDOĞAN paylaştı: 6 Mayıs 2015 Çarşamba

2-) Neo Liberal Tezgah ve Halkın Direnişi Bağlamında 3 Kasım 2002 Seçimleri

18 Nisan 1999 Genel Seçimlerinden birinci parti olarak çıkan DSP Genel Başkanı Sn. Ecevit, MHP ve ANAP ile 57 TC Hükümetini kurmuştur. Sn. Bahçeli Ecevit’siz ve MHP’siz bir hükümet tasavvurunu görünce erken seçime gitmekten başka çare olmadığını düşündü. 3 Kasım seçim sonuçları herkes için sürpriz olmuştur.

AK PARTİ NASIL DOĞDU? (Bölüm 2)

AK PARTİ NASIL DOĞDU? (Bölüm 2)Ak Parti'nin dününü, bugününü ve yarını..Tarihe ışık tutacak video serisinin 2. bölümü.(Neo Liberal Tezgah ve Halkın Direnişi Bağlamında 3 Kasım 2002 Seçimleri)18 Nisan 1999 Genel Seçimlerinden birinci parti olarak çıkan DSP Genel Başkanı Sn. Ecevit, MHP ve ANAP ile 57 TC Hükümetini kurmuştur. Sn. Bahçeli Ecevit’siz ve MHP’siz bir hükümet tasavvurunu görünce erken seçime gitmekten başka çare olmadığını düşündü. 3 Kasım seçim sonuçları herkes için sürpriz olmuştur. İki farklı kesimin beklentileri:Birincisi, bu parlamento yapısını ortaya koyan halkın beklentisi nedir?Bu tabloyu onlar açısından nasıl okuyabiliriz? İkincisi, bu tablonun ortaya çıkmasında etkin olan ve ülkede Derviş Fisher Transformasyonu ile neo-liberal ekonomi politiği dayatan küresel elitler ve yerli paydaşlarının beklentileri nedir? Ak Parti bu iki çatışan beklenti karşısında nasıl bir politika izlemiş, süreci nasıl idare etmiş ve günümüze kadar getirebilmiştir? …Mete GündoğanBağımsız Milletvekili Adayıİstanbul Anadolu Yakası (1. Bölge)

Prof. Dr. Mete GÜNDOĞAN paylaştı: 7 Mayıs 2015 Perşembe

3-) Birbirine Zıt Beklentiler Arasından İktidar Sürekliliği Sağlayabilmek!

Halkın ve küresel elitlerin Ak Parti iktidarından beklentileri farklı farklı idi. Özetle halk iktidardan kendi zihniyetini merkez haline getirmesini, refahı tabana yaymasını, özgürlükleri genişletmesini ve neticede sistemi değiştirmesini istemiştir. Elitler ise iktidardan küresel finans-kapitale eklemlenmesini, AB’ye üye olunmasını ve ABD ile stratejik işbirliğinin sürdürülmesini istemiştir. Bu iki kesimin istekleri, mevcut düzenin yapılanmasından dolayı taban tabana zıttır. Birincisinin sayısal gücü ikincisinin siyasi (stratejik) gücü vardır.
Pekiyi, Ak Parti bu iki çatışan beklenti karşısında nasıl bir politika izlemiş, süreci nasıl idare etmiş, günümüze nasıl ulaşmış ve neticede ne olmuştur? Şimdi bu soruların cevaplarını arayalım.

AK PARTİ NASIL DOĞDU? (Bölüm 3)

Ak Parti'nin dünü, bugünü ve yarını..Tarihe ışık tutacak video serisinin 3. bölümü.Birbirine Zıt Beklentiler Arasından İktidar Sürekliliği Sağlayabilmek!Halkın ve küresel elitlerin Ak Parti iktidarından beklentileri farklı farklı idi.Özetle halk iktidardan kendi zihniyetini merkez haline getirmesini, refahı tabana yaymasını, özgürlükleri genişletmesini ve neticede sistemi değiştirmesini istemiştir.Elitler ise iktidardan küresel finans-kapitale eklemlenmesini, AB’ye üye olunmasını ve ABD ile stratejik işbirliğinin sürdürülmesini istemiştir.Bu iki kesimin istekleri, mevcut düzenin yapılanmasından dolayı taban tabana zıttır. Birincisinin sayısal gücü ikincisinin siyasi (stratejik) gücü vardır.Pekiyi, Ak Parti bu iki çatışan beklenti karşısında nasıl bir politika izlemiş, süreci nasıl idare etmiş, günümüze nasıl ulaşmış ve neticede ne olmuştur? Şimdi bu soruların cevaplarını arayalım.Öncelikle, Ak Partisi böyle mutlak bir iktidarı beklemediği için bir bakıma bu tür bir iktidara hazırlıksız yakalandı. Zihinsel hazırlıklarında sistem sorgulaması ve düzenin yeniden yapılandırılması yoktu. Hatta, büyük tepki toplar endişesi ile akıllarından bile geçirmiyorlardı da diyebiliriz. En büyük hazırlıkları Refah-Fazilet sürecinde edindikleri bilgi, beceri ve tecrubelerdi. Bu çerçevede, Ak Parti tepe yönetimi iktidar olduğunda şunların bilincindeydi.Rantiyeci elitin güdümünde azgın bir azınlık olduğunu biliyorlardı.Ak Parti tepe yönetimi, rantiyeci azınlığın aslında küresel elitlerin bir acentası olduğunu biliyordu. Küresel elitlerin, ülkemizdeki rantiyeci azınlığın kullandığı felsefi argümanları çok da ciddiye almadıklarının (önemsemediklerinin) da bilincindeydiler.Saadet Partisi’ndeki eski arkadaşlarının kendilerine çok ağır eleştirilerde bulunmalarının aslında onların işlerine geldiklerinin de bilincindeydiler.Parti yönetimi, ayrıştıktan sonra Milli Görüş kadrolarının tamamını kullanamayacaklarını biliyorlardı. Nitelikli kadro ihtiyacını karşılamak üzere Gülen grubu başta olmak ve ülkücü kesim de dahil olmak üzere birçok hareketli yapı ile tabanda veya tavanda ittifak kurmaları gerektiğinin bilincindeydiler. Bu çerçevede çalışmalar yaptılar.Öncelikle küresel elitlerin beklentilerinin büyük oranda yerine getirilmesi gerektiğini düşündüler.Ülkemizde iktidar olmanın rant dağıtmak olduğunu en iyi bilenler yine Ak Parti tepe yönetimiydi. Çoğunun belediye ve hükümet tecrubesi olduğu için musluğu elinde tutmanın insana ne tür kapılar açtığının da bilincindeydiler. Zamanla birçok sıkıntılarını çok rahat aşabileceklerini öngörmenin ötesinde biliyorlardı.Neticede, Ak Parti işe başlarken Derviş-Fisher Transformasyonuna uygun olarak dev yatırımlarla başladılar. Dış politikada işler zaten kolaydı. Yapılacak tek şey, AB-ABD politikalarına eklemlenmiş bir politika üretmekten ibaretti. Halkı ikna etmek de, ranta ortak olmuş muhafazakar bağlantıların efsane üretmesi ile ilgili bir operasyon haline dönüştü.… Mete GündoğanBağımsız Milletvekili Adayıİstanbul Anadolu Yakası (1. Bölge)

Prof. Dr. Mete GÜNDOĞAN paylaştı: 10 Mayıs 2015 Pazar

4-) AK Parti’nin Muhteşem Hizmetleri ve Aranan İstikameti

Şimdi, AK Parti’nin yaptığı bütün çalışmaları burada yazı dizisinde çizmiş olduğumuz çerçeveye oturtmaya çalışacağız. Böylelikle önerdiğimiz analitik modelin çözümlemeye uygun olup olmadığını da göreceğiz. Değerlendirmelerimizin objektif olması için, buradaki incelemelerimizde AK Parti web sitesinden edindiğimiz bilgilere ve yetkililerin açıklamalarına sadık kalacağız. Doğrusu, yapılan icraatları baştan sonra incelediğinizde etkilenmemeniz mümkün değildir. Söyleyeceğiniz tek kelime “muhteşem”dir. Ancak, müstakil bir okuma yapmak bizi muhkem bir yere taşımıyor! İşte bu aşamada bizim kendi kendimize sormamız gereken soru şudur…

Ak Parti’nin Muhteşem Hizmetleri ve Aranan İstikameti

AK PARTİ NASIL DOĞDU? (Bölüm 4)Ak Parti'nin dünü, bugünü ve yarını..Tarihe ışık tutacak video serisinin 4. bölümü.Ak Parti’nin Muhteşem Hizmetleri ve Aranan İstikametiŞimdi, Ak Parti’nin yaptığı bütün çalışmaları burada yazı dizisinde çizmiş olduğumuz çerçeveye oturtmaya çalışacağız. Böylelikle önerdiğimiz analitik modelin çözümlemeye uygun olup olmadığını da göreceğiz. Değerlendirmelerimizin objektif olması için, buradaki incelemelerimizde Ak Parti web sitesinden edindiğimiz bilgilere ve yetkililerin açıklamalarına sadık kalacağız. Doğrusu, yapılan icraatları baştan sonra incelediğinizde etkilenmemeniz mümkün değildir. Söyleyeceğiniz tek kelime “muhteşem”dir. Ancak, müstakil bir okuma yapmak bizi muhkem bir yere taşımıyor! İşte bu aşamada bizim kendi kendimize sormamız gereken soru şudur: Hizmetleri nasıl okuyup anlamalıyız? Matematikte teoremlerin ispatında kullanılan “gerek ve yeter şart” diye bir kavramsal/mantıksal yol vardır. Burada da o yolu takip edebiliriz. Evet, meseleyi objektif bir şekilde anlamak için partinin belgelerini okumak gereklidir. Ancak yeterli değildir. Yeterlilik için, daha önceki yazılarımda ifade ettiğim temel şablonumuzu hatırlamamız lazım. Temel şablonumuz olarak, küresel elitlerin Ak Partisi’nden üç grup beklentisi olduğunu ifade etmiştik. Bunları, mevcut ortodoks ekonomik yapının küresel yapıya eklemlenmesi, AB Ulusal Programının uygulanması ve Türkiye-ABD Stratejik İşbirliği Anlaşması’na sadık kalınması şeklinde özetleyebiliriz. O halde elimizdeki bu ve benzeri belgeleri bu şablona göre okumamız gerekli ve yeterlidir.Bu şablona göre okumaya başladığımızda, aslında, muhteşem icraatların büyük bir transformasyonun küçük birer parçaları olduğunu görüyoruz. AB Ulusal Programı’nı detaylı incelediğimizde aslında daha birçok şeyin yapılacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. AB Türkiye komserlerinin, “bu süreç bir pazarlık süreci değil sizin bizim isteklerimizi yerine getirme sürecidir” diye defalarca ifadelerine şahit olmuşuzdur. Diyebilirsiniz ki biz zaten AB’ye girmek istiyoruz. Bunlar da gayet doğal dönüşümlerdir. Evet ama Ak Parti yönetimi bu dönüşümden tabanının tepkisini çekecek olanları sessiz sedasız geçirmeyi tercih etmektedir! Bunlara örnek olarak homoların örgütlenme özgürlüğü, zina yasası, her türlü inancın propaganda serbestisini verebiliriz. Geneli rahatsız edecek icraatların da sessiz sedasız geçirileceği kanaati hakimdir. TSK’nın konumu, Güneydoğu Anadolu’daki suların kullanımının uluslar arası bir konsorsiyuma devredilmesi ve azınlıkların yeniden tanımlanması bunlardan birkaçı olarak sayılabilir. Yapılacak olanlar çok detaylı olarak belirlenmekte ve bilinmektedir. Yüzbinlerce sayfalık AB müktesebatı üzerinde bütün bürokratik yapı nedensel sorgulama yapmadan dönüşüm çalışmalarını hızla sürdürmektedir.Tekrar analitik şablonumuza dönerek küresel elitlerin beklediğini üç başlığı birlikte düşünelim. Öncelikle, ülkemiz mevcut ekonomisinin küresel yapıya eklemlendiğini anlamayan kimsenin kalmadığını ifade edebiliriz. Bununla ilgili gerek yazılı gerekse sözel olarak birçok ifadelerimiz olduğu için daha fazla detaya girmeyeceğim. İkinci olarak ABD ile yapılan stratejik işbirliği anlaşmasıdır. Bu anlaşma metnine sahip değiliz. Ancak sonuçtan hareket ederek bazı gerçekleri görmemiz mümkündür. ABD’nin Irak’ı işgal ve yeniden tanzim operasyonları ile Ak Parti hükümeti harfiyen uyum sağlayan bir dış politika uygulamış ve hala da uygulamaktadır. Kuzey Afrika ve Mısır’da yaşananlar ve Parti’nin tavrı da ortadadır. Hükümetin Suriye politikalarındaki istikrarsızlık, ABD’nin Suriye denklemindeki pratik uygulamalarından kaynaklanmaktadır. Hükümetin, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye bölgesel gelişmeleri karşısında adeta eli kolu bağlıdır. Milli ve tarihsel birliğimizi tehdit edecek konuma ulaşan gelişmeler karşısında hiçbir bağımsız adım atılamamaktadır. ABD, ülkemizin bölgeye yönelik politikalarından memnun gözükmektedir. Üçüncü ve son olarak da AB Ulusal Katılım Programının uygulandığını bu yazımızda örneklerle açıkça göstermiş olduk.Bu kadar referans ile şunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Demek ki oluşturduğumuz analitik şablon gelişmeleri anlamamız için gerekli ve yeterli bir şablondur. Daha önce ifade ettiğimiz küresel elitlerin beklentilerini Ak Partisi karşılamaktadır. Türkiye’miz Ak Partisi eliyle küresel elitlerin beklentileri doğrultusunda yüzyılın dönüşümünü gerçekleştirmektedir. Böyle büyük bir transformasyon Osmanlı sonrası Türkiye Cumhuriyeti kurulurken yaşanmıştır. Şimdi adeta ikincisi yaşanmaktadır. Birincisinde, kurucu irade yapısal değişiklikleri ve içerikleri dışarıdan almıştır. Şimdi de yapısal değişiklikler ve içerikler dışarıdan gelmekte ya da alınmaktadır. Birincisinde olduğu gibi bu dönüşümün de istikameti tabanda yeterince tartışılmamıştır. İlginçtir, zaten toplum kutuplaştırılınca bu tür tartışmalar yapılamamaktadır.Pekiyi halkın genel bakışı ve beklentileri nelerdir? Böyle bir dönüşümün bilincinde midir? Önümüzdeki yazıda, temel şablonumuzda var olan halkın beklentilerinin gerçekleştirilmesi konusunu ele alıp genel bir değerlendirme yaparak Ak Partisi’nin iktidardaki gelişim ve dönüşümünü çözümlemeye devam edeceğiz.Mete GündoğanBağımsız Milletvekili Adayıİstanbul Anadolu Yakası (1. Bölge)

Prof. Dr. Mete GÜNDOĞAN paylaştı: 19 Mayıs 2015 Salı

5-) AK Parti Halkın Beklentilerinin Değişmesini İstiyor.

AK Parti’nin toplumsal merkezin siyasal merkez haline getirilmesi, ülkede üretilen refahın tabana yayılması, özgürlük alanlarının genişletilmesi ve yeni bir anayasa yapılması beklentisi içerisindeydi. Ancak AK Parti bu beklentilerin hiçbirini tam olarak karşılayamamıştır.
Kısaca ifade edersek, ülkemiz mevcut ekonomisi küresel finans kapitale eklemlendi. ABD ile yaptığımız stratejik işbirliği antlaşması neticesinde onun menfaatleriyle örtüşen alanlarda dış politika yürütülüyor. AB Ulusal Katılım Programı adım adım uygulanıyor. Neticede Türkiyemiz Ak Parti eliyle küresel elitlerin beklentileri doğrultusunda yüzyılın dönüşümünü gerçekleştiriyor.

AK PARTİ NASIL DOĞDU? (Bölüm 5)

AK PARTİ NASIL DOĞDU? (Bölüm 5)Ak Parti'nin dünü, bugünü ve yarını..Tarihe ışık tutacak video serisinin 5. bölümü.Ak Parti Halkın Beklentilerinin Değişmesini İstiyor.Ak Parti’nin icraatlarını halkın beklentileri açısından değerlendirdik. Kısaca ifade edersek halk, toplumsal merkezin siyasal merkez haline getirilmesi, ülkede üretilen refahın tabana yayılması, özgürlük alanlarının genişletilmesi ve yeni bir anayasa yapılması beklentisi içerisindeydi. Bugün gelinen noktada Ak Parti bu beklentilerin hiçbirini tam olarak karşılayamamıştır. ANCAK, Kısaca ifade edersek, ülkemiz mevcut ekonomisi küresel finans kapitale eklemlendi. ABD ile yaptığımız stratejik işbirliği antlaşması neticesinde onun menfaatleriyle örtüşen alanlarda dış politika yürütülüyor. AB Ulusal Katılım Programı adım adım uygulanıyor. Neticede Türkiyemiz Ak Parti eliyle küresel elitlerin beklentileri doğrultusunda yüzyılın dönüşümünü gerçekleştiriyor.

Prof. Dr. Mete GÜNDOĞAN paylaştı: 23 Mayıs 2015 Cumartesi

6-) Sonunda AK Parti düzeni devşirdi mi yoksa kendisi devşirildi mi?

AK Partinin icraatlarını halkın beklentileri açısından değerlendirdik. Kısaca ifade edersek halk, toplumsal merkezin siyasal merkez haline getirilmesi, ülkede üretilen refahın tabana yayılması, özgürlük alanlarının genişletilmesi ve yeni bir anayasa yapılması beklentisi içerisindeydi. Bugün gelinen noktada Ak Parti bu beklentilerin hiçbirini tam olarak karşılayamamıştır. Ancak buna mukabil başka bir şey yapmış ya da doğal olarak oluşmuştur. O da AK Partinin devlet olmasıdır. Bugün artık Ak Parti, düzen ile bütünleşmiş ve devletin kendisi haline gelmiştir.

AK PARTİ NASIL DOĞDU? (Bölüm 6)

Ak Parti'nin dünü, bugünü ve yarını..Tarihe ışık tutacak video serisinin 6. bölümü.Sonunda Ak Partisi düzeni devşirdi mi yoksa kendisi devşirildi mi?Ak Parti’nin icraatlarını halkın beklentileri açısından değerlendirdik. Kısaca ifade edersek halk, toplumsal merkezin siyasal merkez haline getirilmesi, ülkede üretilen refahın tabana yayılması, özgürlük alanlarının genişletilmesi ve yeni bir anayasa yapılması beklentisi içerisindeydi. Bugün gelinen noktada Ak Parti bu beklentilerin hiçbirini tam olarak karşılayamamıştır. Ancak buna mukabil başka bir şey yapmış ya da doğal olarak oluşmuştur. O da Ak Parti’nin devlet olmasıdır. Bugün artık Ak Parti, düzen ile bütünleşmiş ve devletin kendisi haline gelmiştir.Partinin bir düzen eleştirisi ve önermesi de olmadığı için mevcut düzeni olduğu gibi kabul etti. Mevcut düzenin temel kurgu itibarıyla rant dağıtmaya müsait bir yapısı vardır. Devlet olan bu rantı bölüştürür ya da dağıtır. Ak Parti, mevcut rantiyeci elitin payına halel getirmeyecek şekilde bu rantı yeniden dağıttı. Neticede, çeşitli cemaatlerde yetişmiş ve dini terbiye almış insanlar birden çok yüksek makamlara ve paralara kavuştular. Partide onları te’dib edecek bir zihniyet de olmadığı için hızla dünyevileştiler. Yaşam tarzları değişti. Küresel elitlerin sunduğu yaşam tarzlarına esir oldular. Geçmişlerinden ve yetiştikleri ortamlardan sıyrılıp uzaklaşmaya başladılar. Dinlerini bıraktılar diyemeyiz bu büyük bir iddia olur. Ancak yaşantılarına uygun olarak bir ara formül ürettiler. Bu da dünyevileşmenin doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.Düzenin kendisinin ürettiği sorunlarla mücadele ediyormuş gibi yaparak yine düzenin kurguladığı yerde pozisyon almayı tercih ettiler. Örneğin faiz lobisi ile mücadelelerini sık sık dile getiriyorlar. Ancak mevcut düzen kurgusunun faiz lobisini otomatik olarak yarattığının bilincinde olmadıkları için sonunda hep faiz lobisinin dediği oldu! Oraya teslim olmak mecburiyetinde kaldılar. Çünkü bunun bir sistem sorunu olduğunun farkına varamadılar. Partinin tepe yönetimi ki aynı zamanda devletin de yönetimi, mevcut bozuk düzenin hamisi haline geldi. Lider kadro kimseyi dinlemez oldu. Seçim başarıları birer ehliyet olarak algılandı. Yetki ve sorumluluk dağılımından ziyade tek merkezlilik baskın çıkmaya başladı. Neticede, kendi çıkardığı kanunlarla çatışan bir kadroya dönüşüldü. Bu oldukça ilginç bir sonuçtur. Bozuk düzende palyatif çözümlerin kadroyu ne hale getirebileceğinin de bir örneği olsa gerektir.Tabi burada şu meselenin de iyi düşünülmesi gerekir. Dış görünüm itibarıyla Ak Parti sistemi ele geçirdi. Devlet oldu. Ancak bizim açımızdan çetin soru şudur; Ak Partisi mi sistemi ele geçirdi yoksa sistem mi Ak Partisi’ni ele geçirdi? Bize göre mevcut bozuk düzen, hazırlıksız ve düzen önermesi olmayan Ak Partisi’ni ele geçirdi. Mete GündoğanBağımsız Milletvekili Adayıİstanbul Anadolu Yakası (1. Bölge)

Prof. Dr. Mete GÜNDOĞAN paylaştı: 27 Mayıs 2015 Çarşamba