DARBE AZİZ MİLLETİMİZİN ASALETİNİ GÖSTERDİ

darbe

Kıymetli Dostlarım,

15 Temmuz Darbesi elbette çok araştırılıp değerlendirilecek. Birçok akademik çalışma yapılacak ve kitaplar yazılacak. Herkes ve her kesim kendi dersini çıkaracak. Ben de bu konularda ileride detaylı bir değerlendirme yazısı planlıyorum.

Şimdi ise, bununla ilgili ama farklı bir konuya işaret etmek istiyorum.

Okumaya devam et

13466486_1189576824428435_3587506585533543862_n

Sn. Cumhurbaşkanımız, Büyükelçiler ve DEİK İş Konseyi Başkanları ile 15 Haziran 2016 tarihinde yapmış olduğu iftar programında kısa bir değerlendirme konuşması yaptı. Bu konuşma bilgisi CB Web sitesinde bulunmaktadır.

CB Web sitesinden aldığım konuşma metninden, üzerinde yorum yapmak istediğim kısım şu şekildedir:

Okumaya devam et

Üç Mesele

Paradigma değişiminde doğru soruları sormak çok önemlidir. Eski paradigma ancak sorgulamalarla aşılabilir. Ancak bu sorgulamanın doğru sorular ile yapılması lazımdır. Eski paradigma zihinlerde kendi sorularını ve sorgulamasını da oluşturmuştur. Dolayısıyla, sizler eğer yeni bir paradigmayı anlamak istiyorsanız, soracağınız sorular aykırı ve bazen de saçma olarak da algılanabilir. Yine de sorgulamalar yeni paradigma doğrultusunda ısrarla devam ederse, bir de bakarsınız ki zihninizde yepyeni bir kurtuluş ya da kuruluş yolu açılmıştır. İşte bu yazımızda, yeni paradigmaya delil olacak üç temel meseleyi özetle anlatmaya çalışacağız.

3soruişareti

Borca Dayalı Para Sistemi (BDPS) ile ilgili olarak temelde üç sorunun (meselenin) cevabının verilmesi gerekir. Bu üç soru, sistemi anlama açısından sorulması gereken en doğru sorulardır. BDPS zulmünün anlaşılmasına yönelik bütün sorular, bu üç mesele altında toplanabilir.

  1. Kullandığımız para kimindir?
  2. Ülkemizde ne kadar para üretileceğine kim karar veriyor?
  3. Devletimizin ne kadar borçlanacağına kim karar veriyor?

İşte bu üç soruya cevap aramaya başlayarak zihnimizdeki mevcut paragidmanın yıkımına başlayabiliriz. Şimdi, bu üç meseleyi bunlardan türetilecek soruları irdeleyerek anlatmaya çalışalım.

Okumaya devam et

SORUN SİSTEMDE!

SİTEMasadan kaçınca sorun çözülmüyor!

Hala işin özünü anlamayanlar, Davutoğlu ile Erdoğan arasındaki sorunları çeşitlendirmekle ile meşguller. Biri ne yaptı diğeri nasıl karşılık verdi vs. vs. Tabi yazı ya da yorumların sonunda da bir kolonluk Başbakan toto oynamayı ihmal etmiyorlar.

Halbuki çok daha büyük bir sorunumuz var; O da sistem sorunudur. Ekonomide bu konuyu Borca Dayalı Para Sistemi (BDPS) üzerinden sürekli işliyorum. Şimdi buna siyasal sistemi de eklemeliyiz.

Okumaya devam et

BDPS SORULAR VE CEVAPLAR

METE MANSET

BORCA DAYALI PARA SİSTEMİ (BDPS)

Nedir Ne Değildir

Sorular ve Cevaplar

BDPS Nedir?

BDPS, ‘Borca Dayalı Para Sistemi’ ifadesinin kısaltılmış halidir. İçinde bulunduğumuz para kredi sistemini sonuçları ile birlikte ifade eder.

Burada, sistemin tamamen faize dayalı olduğunu anlatmak için ‘Borca Dayalı…’ ifadesini kullanmayı tercih ediyorum. Bu tercihimin iki gerekçesi var. Birincisi, mevcut finansal yapıda her borç zaten faiz taşır. Dolayısıyla mevcut finansal yapıda borç ifadesi faiz ifadesini çağrıştırır. İkincisi, ola ki faiz oranları sıfır oldu (günümüzde örnekleri var) ya da faize faiz denmiyor (nema, kâr payı gibi), o takdirde de yapılan işlemler itibarıyla faizin hala hüküm sürdüğüne işaret edebilmekteyiz.

Okumaya devam et

YAŞAM TARZI ÜRETİM TARZI

YASAM

Bizim Yaşam Tarzımız, Küresel Elitlerin Üretim Tarzıdır!

134674“Yaşam tarzına müdahale” ifadesini çok sık duyuyoruz. Bu ifade ülkemizde genellikle şu çerçevede algılanıyor; özgürlüklerin kısıtlanması, neyin nasıl yapılacağının dikte ettirilmesi, nasıl giyinileceğinin, nasıl yenilip içileceğinin, nasıl oturulup kalkılacağının belirlenmesi vs vs. Bu çerçeve doğal olarak bütün yaşam alanlarını kapsıyor. İnsanlar hayatlarının kısıtlanması anlamına gelebilecek bu tür yaklaşımlara şiddetle karşı çıkıyorlar. Bu şekilde yaşam tarzına müdahale korkusu kişileri ve kitleleri keskin bir pozisyon almaya yöneltiyor.

Okumaya devam et

EKONOMİDE KAYIP BİR YÜZYIL: BANKACILIK İLE İLGİLİ ÜÇ TEORİ VE KESİN KANITLARI

Ekonomide Kayıp Bir Yüzyıl: Bankacılık ile ilgili üç teori ve kesin kanıtları

RAWerner_lecture

Richard A. Werner

http://dx.doi.org/10.1016/j.irfa.2015.08.014

(Bankacılık, Finans ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi, Southampton İşletme Okulu, Southampton Üniversitesi, Birleşik Krallık)

(Tercüme/Translation: Mete Gündoğan, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, metegundogan@ybu.edu.tr)

Okumaya devam et

BORCA DAYALI PARA SİSTEMİ (BDPS): Bir Makale ve Güncel Notlar

KonferansMusiad

Son sıralarda okuduğum en güzel yazılardan biri, Southampton Üniversitesi’nden Richard A. Werner’in ‘Ekonomide Kayıp Bir Yüzyıl: Bankacılık İle İlgili Üç Teori Ve Kesin Kanıtları’ (http://dx.doi.org/10.1016/j.irfa.2015.08.014) makalesidir. Bu makaleden, bir arkadaşımın göndermesiyle haberdar oldum ve kendisine teşekkür ederim.

Okumaya devam et

BORCA DAYALI PARA SİSTEMİ (BDPS)

 Mortgage Krizi

Bundan önceki bir yazımda Borca Dayalı Para Sistemi (BDPS)’nin gelişimini anlatmıştım. Havadan yaratılan karşılıksız fazla paranın, nasıl küresel finans krizine sebep olduğunu ifade etmiştim.

Bu çerçevede bir okuyucumuz, küresel finans krizinin mortgage (uzun vadeli ipotekli konut kredisi) krizinden çıktığını ve bunun bizim anlatımımızdaki yerini sordu.

Şimdi bu konuyu borca dayalı para sisteminin gelişimi çerçevesinde anlatayım.

Okumaya devam et

DEVLET BAŞKANLIĞI SİSTEMİ ÜZERİNE BİRKAÇ NOT

Tevrat ve İncil’de denizlerde yaşayan bir su canavarından bahsedilir. Adı Leviathan’dır. Temsili olarak bütün kötülüklerin anasıdır. Mümkün mertebe rahatsız edilmemesi gerekir. Ama bir kere rahatsız edildimi, artık kontrol edilemeyen bir canavar halini alır. Vay o zaman insanların haline!

 

1640’lı yıllarda İngiltere’de çok çetin din savaşları başlamış ve kontrolden çıkmıştı. Asayişsizlik, kargaşa, anarşi, katliamlar… kısacası her şey vardı. Diğer bir ifade ile leviathan rahatsız edilmiş ya da uyandırılmıştı! Bu canavar artık vatandaşların hepsini parçalayıp yok edecekti. Okumaya devam et

SEKİZ DENİZ YAYLASI

yenidunya basOnlarca yıldır aziz milletimiz kendisini toparlamaya ve içinde bulunduğu ataletten çıkmaya çalışıyor. Bunun için değişik programlar ve planlar yapılıyor. Ancak bir türlü tarihi mükte sebatına uygun izzetli ve şerefli yerini alamıyor.

Bu millet, binüçyüz yıllarında Selçuklular’ın küllerinden doğ muş ve bundan yaklaşık yüzelli yıl sonra bir çağa son verip ye ni bir çağ başlatmış ve bundan da yaklaşık elli yıl sonra yeryü zünün en büyük, en kudretli ve adil devletini kurabilmiş bir millettir. Bugün nasıl oluyor da bu milletin evlatları son iki yüz yıldır bırakın derlenip toparlanmayı, sürekli parçalanıyor, dağı lıyor ve gerinin de gerisine gidiyor.

Tüm bu olanların mantıklı ve izah edilebilir bir açıklamasının olması gerekir. “Bize ne oluyor?” sorusuna her açıdan tutarlı bir cevap verilebilmelidir. Dahası, bu sorunun cevabı bizi “ne olması gerekir” ve “nasıl olması gerekir” sorularının da ceva bına yönlendirmelidir. Tek yönlü, sığ ve sorunları tam olarak açıklayamayan çözümlemeler, teşhisler ve çözümler bizi doğru yöne sevkedememektedir. Okumaya devam et

BORCA DAYALI PARA SİSTEMİ

bdpsGünümüz modern ekonomisi adeta hafızasını yitirmiş durumdadır. Köklerinden uzaklaşmış ve neyi niçin yaptığını bilemez hale gelmiştir. Bu yetmiyormuş gibi mevcut çarpık yapının, diğer bir ifade ile statükonun, devamından yana olan ortodoks ekonomistler milli hesaplar ve istatistiki varsayımlar peşinde koşarken, insanoğluna hizmeti ve insanın mutluluğu esasını neredeyse tamamen gözardı eder olmuşlardır.

Halbuki esas amaç insanın refah ve mutluluğu yani saadetidir. Geçmişte bunu açıkça dile getiren klasik ekonomistlerden birçoğu, ekonomik düzenlemelerin her zaman “daha büyük çoğunluğun daha mutlu olması” esasına göre yapılması gerektiğini ifade etmişlerdir.

Bugün milyonlarca insanın aç, sefil ve evsiz olarak yaşaması, mevcut bilimsel ve teknolojik gelişmişlik ile birlikte izah edilebilir bir durum değildir. Sosyalist, kapitalist veya karma ekonomiden başka bir anlayışı kabul edemeyen, daha doğru bir ifadeyle benimseyemeyen ve çözümün sadece bu çerçevede bulunabileceğine inanan mevcut ekonomik sistem ve anlayışlar artık iflas halindedir. Okumaya devam et